Home About Contact
Delikanlim.Net Forum / Paylaşımın Yeri



Oku-Düsün ve Anla Din, Ahlak ve Edebe Dair Sohbetler-Kıssalar-Meseleler


Delikanlim.Net'e hoşgeldiniz Tiklayin Chat yerimizde hem sohbet edin hemde Radyo Delikanlim dinleyin
Cevapla
Alt 12.09.2010, 00:10   #1 (permalink)
Yeni Üye
 
elwan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.08.2010
Nerden: devrislerin diyarindan
Mesajlar: 38
Tecrübe Puanı: 0
elwan iyi bir yolda
Standart coban ve agac

Yaşlı çoban sürüsünü otlatmak için yaylaya çıktığında tepeye yakın bir elma ağacının altında dinlenir ve eğer mevsimiyse, onunla konuşarak: "Hadi bakalım evladım, derdi. Bu ihtiyarın elmasını ver artık". Ve bir elma düşerdi, en güzelinden, en olgunundan. Yaşlı adam sedef kakmalı çakısını çıkartarak onu dilimlere ayırır ve küçük bir tas yoğurtla birlikte ekmeğine katık ettikten sonra, babasından kalan Kur'an'ını okumaya koyulurdu.

Çoban, bu ağacı yirmi yıl kadar önce diktiğinde sık sık sular, bunun için de büyükçe bir güğüme doldurduğu abdest suyundan geriye kalanı kullanırdı. Elma ağacının kökleri, belki de bu sularla kuvvet bulmuş ve kısa sürede serpilip meyve vermeye başlamıştı. Çoban o zamanlar henüz genç sayıldığından şöyle bir uzandı mı en güzel elmayı şıp diye koparırdı. Fakat aradan geçen bunca yıl içinde beli bükülüp boyu kısalmış, ağacınkiyse bir çınar gibi büyüyüp göklere yükselmişti. Ama boyu ne olursa olsun, ağaç yine de yavrusu değil miydi? Onu bir evlat sevgisiyle okşarken :

"Ver yavrum, derdi, gönder bakalım bu günkü kısmetimi." Ve bir elma düşerdi hiç nazlanmadan, yıllar boyu hiçbir gün aksamadan.

Köylüler, uzaktan uzağa gözledikleri bu hadiseyi birbirlerine anlatıp yaşlı çobanın veli bir zât olduğunu söylerlerdi.

Yaşlı adam, ağacın altında dinlenip namazını kıldığı bir gün, yine elmasını istedi. Ancak dallar dolu olmasına rağmen nedense birşey düşmemişti. Sonra bir daha, bir daha tekrarladı isteğini. Beklediği şey bir türlü gelmiyordu. Gözyaşları, yeni doğmuş kuzuların tüylerini andıran beyaz sakalını ıslatırken, ağacın altından uzaklaşıp koyunların arasına attı kendini.

Yavrusu, meyve verdiği günden bu yana ilk defa reddediyordu onu. İhtiyar çobanın beli her zamankinden fazla bükülmüş, güçsüz bacakları da vücudunu taşıyamaz olmuştu. Hayvanlarını usulca toplayıp köye doğru yöneldiğinde, aşağıdaki caminin her zamankinde daha nurlu minarelerinden yankılanan ezan sesiyle irkildi birden. Yeniden doğmuştu sanki çoban. Birşey hatırlamıştı.

Çocuklar gibi sevinerek ağacın yanına koştu ve ona şefkatle sarılırken :

"Canım" dedi, hıçkırıp ağlayarak.

"Benim güzel evladım, mis kokulum. Şu unutkan ihtiyarı üzmeden önce neden söylemedin, bu günün Ramazan'ın ilk günü olduğunu ?"
elwan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
agac, coban

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni konu açabilirsiniz.
Konulara cevap verebiliriniz.
Eklenti ekleyebilirsiniz.
Yazılarınızı düzenleyebilirsiniz.

BB-Kodu Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
HASAN ÇOBAN 2009 ALBUM İNDİRE BİLİRSİNİZ hasancoban Müzik Klipleri 1 04.08.2009 18:42


Bütün Zaman Ayarları Türkiye +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:47 .
Bu sitede vBulletin® Versiyon 3.7.4 Kullanılmaktadır.
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.3.0
Delikanlim Forum Copyright / Her Hakkımız Saklıdır.

Ranking-Hits Radyo Delikanlim DostYeri BedavaMuzik Facebook üzerinden Delikanlim.Net Chat´e girin