Home About Contact
Delikanlim.Net Forum / Paylaşımın Yeri


Delikanlim.Net Forum / Paylaşımın Yeri » Genelce » Özel günlerimiz » Dini Günler » ¨‘°ºO MevLid KaNDiLi ¨‘°ºO

Dini Günler Kurban-Ramazan Bayrami ve KandiL Kutlamalari


Delikanlim.Net'e hoşgeldiniz Tiklayin Chat yerimizde hem sohbet edin hemde Radyo Delikanlim dinleyin
Cevapla
Alt 18.03.2008, 22:45   #1 (permalink)
Jag Älskar Min Kärlek:)
 
GuLuZ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 07.01.2008
Nerden: A$kimin KaLBiNDe :)
Mesajlar: 2.564
Tecrübe Puanı: 7
GuLuZ iyi bir yolda
Standart ¨‘°ºO MevLid KaNDiLi ¨‘°ºO

Kutlu Doğum ve Mevlid Kandili Hayatın gayesi, yaratılışın mânâsı silinmiş, yok olmuştu. Herşey mânâsız başıboşluk ve hüzün örtülerine bürünmüştü.

Ruhlar birşey bekliyor, bir nurun zulmet perdesini yırtmasını içten içe hissediyordu.

O vahşet devrinde kâinat ufkundan bir güneş doğdu. Bu güneş âhirzaman Peygamberi Hz. Muhammmed Aleyhissalâtü Vesselam idi. Tarihin seyrini, hayatın akışını değiştiren bu eşsiz olay, dünyayı yerinden sarsan değişimlerin en büyüğü idi.

İşte insanlığın akıl ve kalbinde düğümlenen "Necisin, nereden geliyorsun, nereye gidiyorsun?" sorularını, düğümlerini çözüp kâinatın Sahibini ilân ve ispat edecek bir zatın teşrifi sadece insanların ruh ve kalbinde değil, diğer varlıklarda, hattâ cansız eşyada bile yansımasını bulacaktı.

Doğudan batıya bütün âlemin nurlara büründüğü, İlâhi değişimin tecelli ettiği o gece neler oldu neler?

Yahudi ileri gelenleri ve âlimleri kitaplarında daha önce rastladıkları işaret ve müjdelerin açığa çıktığını gördüler. Kimsenin haberi olmadan en önce onlar bu müjdeyi verdiler.

O gece Yahudi âlimleri semâya bakıp "Bu yıldızın doğduğu gece Ahmed doğmuştur" dediler.(1)

Bîr Yahudi İleri geleni Mekke'de Peygamberimizin doğduğu gece, içlerinde Hişam ve Velid bin Muğire, Utbe bin Rabia gibi Kureyş ileri gelenlerinin bulunduğu bir toplantıda,
- "Bu gece sizlerden birinin çocuğu oldu mu?" diye sordu.
- "Bilmiyoruz" diye cevap verdiler.
Yahudi, "Vallahi sizin bu ihmalinizden iğreniyorum!
"Bakın, ey Kureyş topluluğu, size ne söylüyorum, iyi dinleyin. Bu gece, bu ümmetin en son peygamberi Ahmed doğdu. Eğer yanlışım varsa, Filistin'in kudsiyetini inkâr etmiş olayım. Evet, onun iki küreği arasında kırmızımtırak, üzerinde tüyler bulunan bir ben var" dedi.

Toplantıda bulunanlar Yahudinin sözünden hayrete düştüler ve dağıldılar. Her birisi evlerine döndüğünde bu durumu ev halkına anlattılar. "Bu gece Abdülmuttalib'in oğlu Abdullah'ın bir oğlu doğdu. Adını Muhammed koydular." haberini aldılar.

Ertesi gün Yahudiye vardılar:
"Bahsettiğin çocuğun bizim aramızda dünyaya geldiğini duydun mu?" dediler.
Yahudi "Onun doğumu benim size haber verdiğimden önce midir, sonra mıdır?" dedi.
Onlar, "Öncedir ve ismi Ahmed'dir" dediler. Yahudi, "Beni ona götürün" dedi.
Yahudi ile beraber kalkıp Hz. Âmine'nin evine gittiler, içeri girdiler.
Pegamberimizi Yahudinin yanına çıkardılar. Yahudi Peygamberimizin sırtındaki beni görünce, üzerine baygınlık geldi, fenalaştı. Kendine gelip ayıldığı sırada,

"Ne oldu sana, yazıklar olsun" dediler.

Yahudi, "Artık İsrailoğullarndan peygamberlik gitti. Ellerinden kitap da gitti. Artık Yahudi âlimlerinin kıymet ve itibarları da kalmadı. Araplar peygamberleriyle kurtuluşa ereceklerdir.

"Ey Kureyş topluluğu, ferahladınız mı? Vallahi size, doğudan batıya kadar ulaşacak bir güç, kuvvet ve bir üstünlük verilecektir" dedi.(2)

Kâinatın Efendisini dünyaya getiren bahtiyar annenin henüz dünyaya gelmeden görüp gördükleri çok manalıydı..

Peygamber Efendimize hamileyken rüyasında, "Sen, insanların en hayırlısına ve bu ümmetin efendisine hamile oldun. Onu dünyaya getirdiğin zaman 'Her hasetçinin şerrinden koruması için bir ve tek olana sığınırım' de, sonra ona Ahmed yahut Muhammed ismini ver."

Yine kendisinden çıkan bir nurun aydınlığında bütün doğuyu ve batiyi, Şam ve Busra saray ve çarşılarını, hattâ Busra'daki develerin uzanan boyunlarını gördüğünü Abdülmüttalib'e anlatmıştı.(3)

Aynı gece Hz. Âmine'nin yanında bulunan Osman ibn Âs'ın annesinin gördükleri de şöyle:

"O gece evin içi nurla doldu, yıldızların sanki üzerimize dökülecekmiş gibi sarktıklarını gördük."

Evet bu ulvî anı dile getiren Mevlid'in yazarı Süleyman Çelebi bütün bu hakikatleri şu beytiyle şiirleştirmiştir:

"Hem Muhammed gelmesi oldu yakin
Çok alâmetler belürdi gelmedin"

Rabiülevvel ayının 12. Pazartesi gecesi, yapılan hesaplamalara göre, Miladi takvime göre 20 Nisan'a denk gelen gece idi.
Dünyayı şereflendiren iki Cihan Serverinin üzerini o günün bir âdeti olarak bir çanakla kapattılar.

Araplara göre o zaman, gece doğan çocuğun üzerine bir çanak koymak ve gündüz olmadan ona bakmamak âdetti. Fakat bir de baktılar ki. Peygamber Efendimizin üzerine konulan çanak yarılarak ikiye ayrılmış, Efendimiz gözlerini gökyüzüne dikmiş, başparmağını emiyordu.(5)

Evet, bu işaret her türlü küfrün, zulmün, şirkin ve her türlü bâtıl inanç ve âdetlerin parçalanıp yok olması, imanın, nurun ve hidâyetin kâinatı aydınlatması için gönderilmiş bir Peygamber idi.

Aynı gece Kabe'de tapılmakta olan cansız putların çoğunun başaşağı devrildiği görüldü.

Aynı gece Kisra sarayının beşik gibi sallanıp on dört balkonunun parçalanıp yerlere düştüğü öğrenildi.

Sava'da mukaddes tanınan gölün suyunun çekilip gittiği görüldü.

Bin senedir yakılan ve söndürülmeyen mecusi ateşinin sönüverdiği müşahede edildi.

Bütün bunlar işaret ve alamettir ki, yeni dünyaya gelen zat ateşe tapmayı, puta tapmayı kaldırıp, Fars saltanatını parçalayarak Allah'ın izni olmadan kutsal tanınan şeylerin kutsallığını ortadan kaldıracaktır.(6)

İşte bu geceye Veladet-i Nebi gecesi diyor ve onun bütün kalbimizle, ruhumuzla her sene yeniden yâd edip kutluyoruz. Bütün kâinatla bu geceyi karşılayarak onun âleme teşrifine kıyam ediyoruz.
Getirdiği ebedi nura, açtığı saadet caddesine ve sünnet-i seniyyesine yeniden sımsıkı sarılmak ve Mevlid Kandilini vesile ederek ona yeniden biatimizi, bağlılığımızı tazelemek ne yüce bir şeref ve ne büyük bir saadettir.
Yüce Rabbim bizleri sevgili Resulünün şefaatine nail eylesin.


Yarin Mevlid KaNDiLi..!

Tum UMMEDI MUHAMMEDIN
Mevlid Kandili Mubarek oLsun...
ALLAH[C.C] Bu özel gunde Gunahlarimiz Af edsin,Dualarimizi Kabul edsin INSALLAH..
__________________
A$k; Allah'ın bir insanda bir insanı sevmesidir..
Sevmek, gönlun birine kaptırmak degil onu kalbinin ar$ına oturmaktır...
Eger A$ıksan ALLAH sende ya$ıyor demektir...



GuLuZ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 19.03.2008, 06:37   #2 (permalink)
Delikanlım Administrator
 
NisaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.01.2008
Nerden: Delikanlim.Net/Forum
Mesajlar: 10.936
Tecrübe Puanı: 1000
NisaN iyi bir yolda
Standart


Hayatın gayesi, yaratılışın mânâsı silinmiş, yok olmuştu. Herşey mânâsız başıboşluk ve hüzün örtülerine bürünmüştü.


Ruhlar birşey bekliyor, bir nurun zulmet perdesini yırtmasını içten içe hissediyordu.


O vahşet devrinde kâinat ufkundan bir güneş doğdu. Bu güneş âhirzaman Peygamberi Hz. Muhammmed Aleyhissalâtü Vesselam idi. Tarihin seyrini, hayatın akışını değiştiren bu eşsiz olay, dünyayı yerinden sarsan değişimlerin en büyüğü idi.


İşte insanlığın akıl ve kalbinde düğümlenen "Necisin, nereden geliyorsun, nereye gidiyorsun?" sorularını, düğümlerini çözüp kâinatın Sahibini ilân ve ispat edecek bir zatın teşrifi sadece insanların ruh ve kalbinde değil, diğer varlıklarda, hattâ cansız eşyada bile yansımasını bulacaktı.


Doğudan batıya bütün âlemin nurlara büründüğü, İlâhi değişimin tecelli ettiği o gece neler oldu neler?


Yahudi ileri gelenleri ve âlimleri kitaplarında daha önce rastladıkları işaret ve müjdelerin açığa çıktığını gördüler. Kimsenin haberi olmadan en önce onlar bu müjdeyi verdiler.


O gece Yahudi âlimleri semâya bakıp "Bu yıldızın doğduğu gece Ahmed doğmuştur" dediler.(1)


Bîr Yahudi İleri geleni Mekke'de Peygamberimizin doğduğu gece, içlerinde Hişam ve Velid bin Muğire, Utbe bin Rabia gibi Kureyş ileri gelenlerinin bulunduğu bir toplantıda,
- "Bu gece sizlerden birinin çocuğu oldu mu?" diye sordu.
- "Bilmiyoruz" diye cevap verdiler.
Yahudi, "Vallahi sizin bu ihmalinizden iğreniyorum!
"Bakın, ey Kureyş topluluğu, size ne söylüyorum, iyi dinleyin. Bu gece, bu ümmetin en son peygamberi Ahmed doğdu. Eğer yanlışım varsa, Filistin'in kudsiyetini inkâr etmiş olayım. Evet, onun iki küreği arasında kırmızımtırak, üzerinde tüyler bulunan bir ben var" dedi.


Toplantıda bulunanlar Yahudinin sözünden hayrete düştüler ve dağıldılar. Her birisi evlerine döndüğünde bu durumu ev halkına anlattılar. "Bu gece Abdülmuttalib'in oğlu Abdullah'ın bir oğlu doğdu. Adını Muhammed koydular." haberini aldılar.


Ertesi gün Yahudiye vardılar:
"Bahsettiğin çocuğun bizim aramızda dünyaya geldiğini duydun mu?" dediler.
Yahudi "Onun doğumu benim size haber verdiğimden önce midir, sonra mıdır?" dedi.
Onlar, "Öncedir ve ismi Ahmed'dir" dediler. Yahudi, "Beni ona götürün" dedi.
Yahudi ile beraber kalkıp Hz. Âmine'nin evine gittiler, içeri girdiler.
Pegamberimizi Yahudinin yanına çıkardılar. Yahudi Peygamberimizin sırtındaki beni görünce, üzerine baygınlık geldi, fenalaştı. Kendine gelip ayıldığı sırada,


"Ne oldu sana, yazıklar olsun" dediler.


Yahudi, "Artık İsrailoğullarndan peygamberlik gitti. Ellerinden kitap da gitti. Artık Yahudi âlimlerinin kıymet ve itibarları da kalmadı. Araplar peygamberleriyle kurtuluşa ereceklerdir.


"Ey Kureyş topluluğu, ferahladınız mı? Vallahi size, doğudan batıya kadar ulaşacak bir güç, kuvvet ve bir üstünlük verilecektir" dedi.(2)


Kâinatın Efendisini dünyaya getiren bahtiyar annenin henüz dünyaya gelmeden görüp gördükleri çok manalıydı..


Peygamber Efendimize hamileyken rüyasında, "Sen, insanların en hayırlısına ve bu ümmetin efendisine hamile oldun. Onu dünyaya getirdiğin zaman 'Her hasetçinin şerrinden koruması için bir ve tek olana sığınırım' de, sonra ona Ahmed yahut Muhammed ismini ver."


Yine kendisinden çıkan bir nurun aydınlığında bütün doğuyu ve batiyi, Şam ve Busra saray ve çarşılarını, hattâ Busra'daki develerin uzanan boyunlarını gördüğünü Abdülmüttalib'e anlatmıştı.(3)


Aynı gece Hz. Âmine'nin yanında bulunan Osman ibn Âs'ın annesinin gördükleri de şöyle:


"O gece evin içi nurla doldu, yıldızların sanki üzerimize dökülecekmiş gibi sarktıklarını gördük."


Evet bu ulvî anı dile getiren Mevlid'in yazarı Süleyman Çelebi bütün bu hakikatleri şu beytiyle şiirleştirmiştir:


"Hem Muhammed gelmesi oldu yakin
Çok alâmetler belürdi gelmedin"


Rabiülevvel ayının 12. Pazartesi gecesi, yapılan hesaplamalara göre, Miladi takvime göre 20 Nisan'a denk gelen gece idi.


Dünyayı şereflendiren iki Cihan Serverinin üzerini o günün bir âdeti olarak bir çanakla kapattılar.


Araplara göre o zaman, gece doğan çocuğun üzerine bir çanak koymak ve gündüz olmadan ona bakmamak âdetti. Fakat bir de baktılar ki. Peygamber Efendimizin üzerine konulan çanak yarılarak ikiye ayrılmış, Efendimiz gözlerini gökyüzüne dikmiş, başparmağını emiyordu.(5)


Evet, bu işaret her türlü küfrün, zulmün, şirkin ve her türlü bâtıl inanç ve âdetlerin parçalanıp yok olması, imanın, nurun ve hidâyetin kâinatı aydınlatması için gönderilmiş bir Peygamber idi.


Aynı gece Kabe'de tapılmakta olan cansız putların çoğunun başaşağı devrildiği görüldü.


Aynı gece Kisra sarayının beşik gibi sallanıp on dört balkonunun parçalanıp yerlere düştüğü öğrenildi.


Sava'da mukaddes tanınan gölün suyunun çekilip gittiği görüldü.


Bin senedir yakılan ve söndürülmeyen mecusi ateşinin sönüverdiği müşahede edildi.


Bütün bunlar işaret ve alamettir ki, yeni dünyaya gelen zat ateşe tapmayı, puta tapmayı kaldırıp, Fars saltanatını parçalayarak Allah'ın izni olmadan kutsal tanınan şeylerin kutsallığını ortadan kaldıracaktır.(6)


İşte bu geceye Veladet-i Nebi gecesi diyor ve onun bütün kalbimizle, ruhumuzla her sene yeniden yâd edip kutluyoruz. Bütün kâinatla bu geceyi karşılayarak onun âleme teşrifine kıyam ediyoruz.
Getirdiği ebedi nura, açtığı saadet caddesine ve sünnet-i seniyyesine yeniden sımsıkı sarılmak ve Mevlid Kandilini vesile ederek ona yeniden biatimizi, bağlılığımızı tazelemek ne yüce bir şeref ve ne büyük bir saadettir.
Yüce Rabbim bizleri sevgili Resulünün şefaatine nail eylesin.
Bu Günde Yapılması Tavsiye Edilen İbadetler


Hatm-i Enbiyâ
Hatm-i Enbiyâ yapmak için, önce 1 Fâtiha-i şerîfe, 3 İhlâs-ı şerîf okunur.
Sonra:


اَعُوذُ بِاللهِ السَّمِيعِ الْعَلِيمِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ رَبِّ اَعُوذُ بِكَ مِنْ هَمَزَاتِ الشَّيَاطِينِ وَاَعُوذُ بِكَ رَبِّ اَنْ يَحْضُرُونِ rEûzu billâhis-semî'ıl-alîmi mineş-şeytânir-racîm. Rabbi eûzu bike min hemezâtiş-şeyâtıyn. Ve eûzu bike rabbi en yahdurûnr0;
Şu âyet-i celîle okunur ve buna göre hareket edilir:
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
يَآ اَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اصْبِرُوا وَصَابِرُوا وَرَابِطُوا وَاتَّقُوا اللهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ
صَدَقَ اللهُ الْعَظِيمُ
rBismillâhir-rahmânir-rahîm. Yâ eyyühellezîne âmenusbirû ve sâbirû ve râbitû vettekullâhe lealleküm tüflihûn. Sadekallâhül-azıymr0;
Bundan sonra şu sıraya göre hatme devam edilir:
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
اِنَّ اللهَ وَمَلاَئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِىِّ يَآ اَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا
صَدَقَ اللهُ الْعَظِيمُ
rBismillâhir-rahmânir-rahîm. İnnallâhe ve melâiketehû yüsallûne alen-nebiy. Yâ eyyühellezîne âmenû sallû aleyhi ve sellimû teslîmâ. Sadekallâhül-azıymr0;
100 defa: Salevât-ı şerîfe,
500 defa:
رَبَّنَا ظَلَمْنَا اَنْفُسَنَا وَاِنْ لَمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِرِينَ
rRabbenâ zalemnâ enfüsenâ ve in lem tağfir lena ve terhamnâ lenekûnenne minel-hasirînr0;
100 defa: Salevât-ı şerîfe,
100 defa: Salevât-ı şerîfe,
500 defa:
رَبِّ اَنِّى مَسَّنِىَ الضُّرُّ وَاَنْتَ اَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ
rRabbi ennî messeniyed-durru ve ente erhamür-râhimînr0;
100 defa: Salevât-ı şerîfe,
100 defa: Salevât-ı şerîfe,
500 defa:
لاَ اِلهَ اِلاَّ اَنْتَ سُبْحَانَكَ اِنِّى كُنْتُ مِنَ الظَالِمِينَ
rLâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü minez-zâlimînr0;
100 defa: Salevât-ı şerîfe,
100 defa: Salevât-ı şerîfe,
500 defa:
لاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ اِلاَّ بِاللهِ الْعَلِىِّ الْعَظِيمِ
rLâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil-aliyyil-azıymr0;[4]
100 defa: Salevât-ı şerîfe,
okunur.
Sonra duâ yapılır.

TÜM MÜSLÜMAN ALEMİNİN
MEVLİD KANDİLİ
MÜBAREK OLSUN


RABBİM TÜM MÜSLÜMANLARIN,
MÜSLÜMAN ALEMİNİN
GÜNAHLARINI AFFEYLESİN


AMİN .
__________________
Kimseyi değiştiremezsin hayatta.Ve kimse için de değişmemelisin..Kimliğini kaybettiğin an yaşamını çöpe attın demektir.Bırak hayatına eşlik etmek isteyenler gelsin seninle. Ne sen kimse için mecburi istikametsin, ne de bir başkası senin için..Yanındakiler seni mutlu ettiği sürece kalsın hayatında... istediklerim yanımda istemediklerim yolunda...

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYINIZ.]
NisaN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 19.03.2008, 09:58   #3 (permalink)
Delikanlı Star
 
yazar_027 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03.01.2008
Nerden: Aşk'ın Kalbe Aktığı Yerden
Mesajlar: 4.060
Tecrübe Puanı: 9
yazar_027 iyi bir yolda
Standart

Tüm islam aleminin mevlid kandili mubarek olsun.

Tüm dualarınızın kabul olması dileğiyle

Amin
__________________
Madem ki bu dünya bile yok olacak bir gün
Sevginin bitmesine insan neden üzülsün?
Aşk mı kaderi kovalar kader mi aşkı
Kimseler çözemedi bu bilmeceyi...
yazar_027 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 19.03.2008, 11:35   #4 (permalink)
MeRYeMCe
Gast
 
Mesajlar: n/a
Standart Kandiliniz Mübarek olsun

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYINIZ.]"Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik."
(Enbiyâ, 107)

İnsanlığın kurtuluşu için gönderilen son ve en büyük peygamber, bizim Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) 571 yılında Kameri aylardan Rebiü'l-evvel ayının 12.gecesi doğmuştur. Milâdî takvime göre ise bu, 571 yılı Nisan ayının yirmisine rastlamaktadır. Bu mübarek geceye "Mevlid Kandili" denir.


O'nun doğduğu çağda dünyanın her tarafında cehalet, zulüm ve ahlâksızlık almış yürümüş, Allah inancı unutulmuş, insanlık korkunç ve karanlık bir duruma düşmüş, dünya yaşanmaz hale gelmişti.


O'nun doğduğu gece, insanlığın kurtuluşu için çok hayırlı ve mübarek bir başlangıçtır.O gecenin sabahı gerçekten de feyizli bir sabahtı. İnsanlık için yepyeni bir gün doğmuş, aydınlık bir devir açılmıştı. Bir fazilet güneşi ve hidâyet meşalesi olan sevgili peygamberimizin gönderilişi, Yüce Allahın bütün insanlara en büyük nimetlerinden birisidir. Bu hususta Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurulmuştur:



"Andolsun ki içlerinden, kendilerine Allah'ın âyetlerini okuyan, (kötülüklerden ve inkârdan) kendilerini temizleyen, kendilerine Kitap ve hikmeti öğreten bir Peygamber göndermekle Allah, müminlere büyük bir lütufta bulunmuştur. Halbuki daha önce onlar apaçık bir sapıklık içinde idiler." (Âl-i İmrân, 164)


Bu gece, müslümanlar arasında yüzyılllardan beri büyük bir coşku ile kutlanmakta, Sevgili Peygamberimiz derin bir saygı ile anılmaktadır. Büyük Türk Alimi [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYINIZ.] tarafından yazılan ve asıl adı "[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYINIZ.]" olan mevlid kitabı O'nun doğumunu, üstünlüğünü ve mucizelerini en güzel bir şekilde dile getiren değerli bir eserdir.


Peygamberimizin doğum yıldönümlerinde okunan mevlidleri saygı ile dinlemek, O'nun mübarek ruhuna salât ve selâm okumak hiç şüphesiz büyük milletimizin Sevgili Peygamberimize olan engin sevgi ve bağlılığının bir ifadesidir.

Bununla beraber, [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYINIZ.]. Asıl o zaman O'nun sevgisini ve hoşnutluğunu kazanmış oluruz.

O âlemlerin Rabbinden, "Alemlere rahmet olarak gönderildi." Asırlara sığmayacak inkılapları birkaç sene içerisinde gerçekleştirdi. Evlâtlarını diri diri toprağa gömen babalar O'na ve getirdiği prensiplere iman ettikten sonra mükemmelleştiler, dünyaya insanlık, adalet ve medeniyet rehberi olacak hale geldiler. İnsanlar O'nun tek emriyle, kökü yüzlerce yıl derinde olan alışkanlıklarını bıraktı.

O, yirminci asır insanının yüzyılda yerleştiremediği hakkı, hukuku, adâleti, hürriyeti, demokrasiyi ve insan haklarını bir solukta yerleştirdi. Böylece cehâlet asrı bir saâdet asrı olup, çıktı. Nihayet asır, asırlara taştı. Ve O, çağlar ötesiyle kucaklaştı.

Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed kendisinden önceki peygamberler gibi sadece bir kavme veya millete değil, bütün insanlığa peygamber olarak gönderilmiştir. O'nun diğer peygamberlerden en farklı yönlerinden birisi budur. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurulur:




"Biz seni bütün insanlara ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik; fakat insanların çoğu bilmezler."(Sebe, 28)

İnsanlığın her zaman ve mekânda Hz. Peygamber'in tebliğ ettiği ilâhî mesaja ve bu mesajın hayata geçirilmiş şekli olan onun sünnetine ihtiyacı vardır. O'nu örnek almak, Kur'an'a uymaktır. Çünkü Hz. Aişe (r.a.)'nın ifâdesiyle O'nun ahlâkı Kur'an'dı.(Müslim, Misâfirîn, 139). Kur'an-ı Kerim, Peygamberimiz Hz. Muhammed'in inananlar için en güzel örnek olduğunu bildirmekte ve bu hususta şöyle buyurulmaktadır:



"Andolsun, Allah'ın rasûlünde sizin için, Allah'a ve âhiret gününe kavuşmayı umanlar için ve Allah'ı çok ananlar için güzel bir örnek vardır." (Ahzâb, 21)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYINIZ.] Bu geceyi nasıl ihya edelim?

Bütün insanlık âlemine bir hidayet tarihi açan ve âlemlere halis ilâhî rahmet olan böyle yüksek şanlı bir Peygamber'in ümmeti olmakla şereflenmiş bulunan biz müminlere ne mutlu! Bu geceyi vesile bilerek, O'na ümmet olmanın şuuruna erebilmek, Bu gecenin manevî zenginliğinden istifâde etmek için en azından bir [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYINIZ.]kılalım, bir de [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYINIZ.]yapalım.

O'na ümmet olan müminlere gevşeklik yakışmaz.

Unutmayalım...


Alemlere rahmet olarak gönderilen muazzez Peygamberimizin, doğumunu anarken, yalnız
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYINIZ.], [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYINIZ.] ve kandil simidi dağıtmak yeterli değildir, sadece bu geceyi yaşamak yeterli değildir.
Yüce Allah'ın sevgisine, hoşnutluğuna ve bağışlamasına ermenin yegâne yolu, Peygamberimizin yolundan gitmektir...






"De ki: Allah'ı seviyorsanız bana uyunuz ki, Allah da sizi sevsin ve günâhlarınızı bağışlasın..." (Âl-i İmrân, 31)
  Alıntı ile Cevapla
Alt 19.03.2008, 11:52   #5 (permalink)
MeRYeMCe
Gast
 
Mesajlar: n/a
Standart

Mevlit Kandili



Mevlit Kandili ya da Veladet Kandili ([Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYINIZ.]: لیلة مواليد, Mavlid (مولد), Mavlid al-Nabi (مولد النبي), [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYINIZ.] dininin peygamberi olan son peygamber [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYINIZ.]'in doğum gecesi aynı zamanda Hicrî [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYINIZ.] ayının onikinci gecesidir. Klasik dönemde ([Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYINIZ.] ve [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYINIZ.]) kandiller yer almadığı için geçmişi pek eskiye dayanmamaktadır.
Mevlid, "doğum zamanı" demektir. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYINIZ.]'da Mevlid gecesi, Rebiul-evvel ayının 11. ve 12. günleri arasındaki gecedir. Hz Muhammed(SAV)'in doğum günü farklı mezheplerden birçok Müslüman tarafından kutlanır. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYINIZ.] 17. günü Mevlid günü ve 17'ye dönen geceyi de Mevlid Gecesi olarak adlandırırlar. Bu iki tarih arasındaki haftayı da [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYINIZ.] ilan etmişlerdir.
Kandil Geceleri İslam'ın ilk zamanlarında var olan bir adet olmayıp, hicrî 3. asırdan itibaren mistik çevrelerde kutlanmaya başlanmıştır. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYINIZ.]'de [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYINIZ.] padişahı [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYINIZ.]'den itibaren bu kutlama gün ve gecelerinde, [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYINIZ.] kandil yakılmasıyla birlikte kandil adını almıştır.
Konu başlıkları

[[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYINIZ.]]
Batı takviminde Mevlid [[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYINIZ.]]

İslami takvimin ay takvimi,batı takviminin de (Gregoryan takvimi) güneş takvimi olmasından dolayı mevlid günleri farklı zamanlara denk gelir.Ayrıca ülkeden ülkeye farklı islamik ay başladığında sabitleme metodu kullanılır. Aşağıdaki tabloda sadece yaklaşık olarak Mevlid günleri listelenmiştir.
Mevlid tarihleri, 2007-2013Batı Takvimi12 nci Rebi ül evvel
(Sünni)17 nci Rebi ül evvel
(Şii)2007[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYINIZ.][Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYINIZ.]2008[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYINIZ.][Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYINIZ.]2009[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYINIZ.][Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYINIZ.]2010[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYINIZ.][Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYINIZ.]2011[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYINIZ.][Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYINIZ.]2012[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYINIZ.][Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYINIZ.]2013[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYINIZ.][Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYINIZ.]
Hz Muhammed (SAV)'in doğumu için kullanılan Terimler [[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYINIZ.]]
  • Mevlid en-Nabi (çoğulu el-Mevlid) Peygamberin doğumu (Arapça)
  • Milad en-Nabi Peygamberin doğumu (Arapça/urduca)
  • Mevlid-i Şerif Mübarek doğuş (Türkçe)
  • Mevlid-i Şerif Mübarek doğuş (Urduca)
  • Eyd el-Mevliden -Navabi Peygamberin doğum Kutlaması (Arapça)
  • Eyd-e-Milad-un-Nebi Peygamberin doğum Kutlaması (Urduca)
  • Yavm en-Nebi Peygamberin günü (Arapça)
  • Mevlid er-Resul Allahın elçisinin doğum günü (Malay)
Bu terimlerin çoğu Arapça WLD kökünden gelmektedir.Anlamı " doğum vermek,yapmak,veya yaratmak"
  Alıntı ile Cevapla
Alt 19.03.2008, 12:26   #6 (permalink)
MeRYeMCe
Gast
 
Mesajlar: n/a
Standart MEVLİT KANDİLİ NEDİR, BU GECE NASIL DUA EDİLİR?

Mevlid gecesi Sual: Mevlid ne demektir

CEVAP Mevlid, doğum zamanı demektir. Mevlid gecesi, Rebiul-evvel ayının 11. ve 12. günleri arasındaki gecedir. Peygamber efendimizin doğum günü, bütün Müslümanların bayramıdır.

Resulullah dünyaya gelince, amcası Ebu Leheb’in cariyesi Süveybe, (Kardeşin Abdullah’ın oğlu oldu) diyerek kendisine müjde getirince, sevinmişti. (Ona süt vermek şartı ile, seni azat ettim) demişti. Bunun için, Ebu Leheb’in, her mevlid gecesinde, azabı biraz hafiflemektedir. Mevlid gecesi sevinen, o geceye kıymet veren müminlerin pek çok sevap kazanacağı buradan da anlaşılmaktadır.

Hafız Muhammed ibni Cezeri Şafii diyor ki: (Ebu Leheb rüyada görülüp, ne halde olduğu sorulduğunda, çok azap çekiyorum. Ancak, her yıl, Rebiul-evvel ayının 12. geceleri, azabım hafifliyor. Resulullah dünyaya gelince, müjde veren cariyemi sevincimden azat etmiştim. Bunun için, bu gecelerde azabım hafifliyor) dedi.

Ebu Leheb gibi azgın bir kâfirin azabı hafifleyince, O yüce Peygamberin ümmetinden olan bir mümin, Onun doğduğu gece sevinir, malını uygun yerlere dağıtır, ziyafet verir, böylece, Peygamberine olan sevgisini gösterirse, Allahü teâlâ onu Cennetine sokar.) [M. Nasihat]

Resulullah efendimiz, mevlid gecelerinde eshab-ı kirama ziyafet verir, dünyayı teşrifindeki ve çocukluk zamanındaki şeyleri anlatırdı.

Hz. Ebu Bekir de, halife iken, eshab-ı kiramı toplar, Resulullah efendimizin dünyayı teşrifindeki olağanüstü hâlleri konuşurlardı.

Bu gece, Resulullahın doğum zamanında görülen hâlleri, mucizeleri okumak, dinlemek, öğrenmek çok sevaptır. Bugün veya ertesi gün oruç tutmakta mahzur yoktur. Tutulması iyi olur, sevap olur.

İslam âlimleri mevlid gecesine çok önem vermişlerdir. Hz. Mevlana, (Mevlid okunan yerden belalar gider) buyurmuştur. Mevlid gecesi, Kadir gecesinden sonra en kıymetli gecedir.

Hatta, Mevlid gecesinin Kadir gecesinden de kıymetli olduğunu bildiren âlimler de vardır. El-mukni, el-miyar ve Tenvir-ül-kulub kitaplarında Mevlid gecesinin Kadir gecesinden kıymetli olduğu bildiriliyor.

(Ed-dürer-ül-mesun) (Allahü teâlâ bir kimseye söz ve yazı sanatı ihsan ederse, Resulullahı övsün, düşmanlarını kötülesin) hadis-i şerifine uyularak, asırlardır mevlid kitapları yazılmış ve okunmuştur.

Resulullah efendimizi öven çeşitli mevlid kasideleri vardır. Meşhur olan ve Türkiye’de her zaman okunan Mevlid kasidesini Süleyman Çelebi, 15. asırda yazmıştır. Bu kasidenin asr-ı saadetten sonra yazılması, bid’at olmasını gerektirmez. Çünkü Resulullahı övmek ibadettir.

Her zaman Onu övücü kasideler, yazılar yazılabilir. Onları da okumak bid’at değil, sevap olur. Mevlid-i şerif okumak, Resulullahın dünyaya gelişini, miracını ve hayatını anlatmak, Onu hatırlamak, Onu övmek demektir.

Her müminin Resulullahı çok sevmesi gerekir. Bu da zaten imanın gereğidir. Çok sevmek kâmil mümin olmanın da alametidir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Beni ana-baba, evlat ve herkesten daha çok sevmeyen, mümin olamaz.) [Buhari] (Bir şeyi çok seven, elbette onu çok anar.) [Deylemi] (Resulullahı seven de onu çok anar.) (Peygamberleri anmak, hatırlamak ibadettir.) [Deylemi] (Bu ibadeti, şiir olarak söylemek daha tesirli olur. Resulullah efendimizin şairleri, camide, Resulullahı öven ve kâfirleri kahreden şiirler okurlardı.) Bunlardan Hassan bin Sabit hazretlerinin şiirlerini çok beğenirdi.

Resulullah sallallahü aleyhi ve sellem, mescide bu şair için bir minber koydurdu. Hassan bin Sabit hazretleri minbere çıkar, düşmanları kötüler, Resulullahı överdi.

Resulullah efendimiz de buyurdu ki: (Hassanın sözleri, düşmanlara ok yarasından daha tesirlidir.) [M. Nasihat] Bu husustaki hadis-i şeriflerden ikisi de şöyle: (Allahü teâlâ, Resulünü övmek ve müdafaa etmek hususunda Hassanı, Ruh-ül-kuds [Cebrail aleyhisselam] ile takviye etmektedir.) [Buhari] Peygamber efendimiz, şairin söylediği şiiri beğenip (Dişlerin dökülmesin) diye dua etmiştir.

(Hakim) Şiir hakkında hadis-i şeriflerden birkaçı da şöyle: (Şiir, öyle bir sözdür ki, güzeli daha güzel, çirkini daha çirkindir.) [Buhari] (Büyüleyici sözler gibi, hikmetli şiirler de vardır.) [Ebu Davud] (Bazı şiirler elbette apaçık bir hikmettir.) [Buhari]

Vehhabiler, mezhepsizler, Resulullah efendimizi öven ve Ondan şefaat isteyen müslümanlara müşrik, yani puta tapan kâfir damgasını basıyorlar.

Ülkemizde bunu açıkça söyleyemedikleri için, mevlide bid’at diyorlar. Resulullahı övmek bid'at olmaz. Bu övgüden ancak Allah’ı sevmeyen rahatsız olur. Çünkü Allahü teâlâ Onu övmektedir.

Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki: (Biz seni âlemlere rahmet olarak gönderdik.) [Enbiya 107] (Biz seni bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.) [Sebe, 28] (Senin için bitmeyen, sonsuz mükafat vardır. Elbette sen en büyük ahlak üzeresin) [Kalem 3-4] (Rabbin sana [çok nimet] verecek, sen de razı olacaksın!) [Duha 5] (Allah ve melekleri, Resule salevat getiriyor, iman edenler, siz de salevat getirin.) [Ahzab 56]

Mevlidi, erkek kadın karışık olmadan, çalgı ve başka haram karıştırmadan, Allah rızası için okumak, salevat-ı şerife getirmek, tatlı şeyler yedirip içirmek, hayrat ve hasenat yapmak, böylece, o gecenin şükrünü yerine getirmek müstehabdır. (Ni'met-ül kübrâ, Hadika, M.Nasihat)

Doğum gününe önem vermeyi hıristiyanlar, müslümanlardan öğrenip almışlardır.

Mevlid okumanın kıymetli bir ibadet olduğunu bildirmek için İslam âlimleri çeşitli dillerde kitaplar yazmışlardır.

Bunlardan on tanesi, Keşf-üz-zünunda bildirilmektedir. İbni Hacer-i Hiytemi hazretlerinin En-Nimet-ül-kübra isimli mevlid kitabı ile imam-ı Süyuti hazretlerinin Erreddü ala men enkere kıraetel mevlid-in-Nebi kitabı meşhurdur.

Resulullah efendimizi çok övmek, mahlukların en üstünde olduğunu söylemek, Allahü teâlânın, sevgili Peygamberine verdiği üstünlükleri saymak ve Ondan şefaat istemek, büyük ibadettir. Buna karşı koymak, koyu bir cahillik, pek çirkin bir inattır.

Resulullahı övmek, anmak lazım geldiğine delil olarak, Ahzab suresinin (Allah ve melekleri, Resule salevat getiriyor, iman edenler, siz de salevat getirin) mealindeki 56.âyet-i kerimesi yetmez mi? İslam âlimleri buyuruyor ki: Mevlid gecelerinde toplanarak, mevlid kasidesi okumak, tatlı şeyler yedirip içirmek, hayrat ve hasenat yapmak, böylece, o gecenin şükrünü yerine getirmek müstehaptır.

Salihlere elbise ve benzeri hediye vermek, bu geceye hürmet etmek olur. Bunları Allah rızası için yapmak çok sevap olur. (İbni Battal maliki) Mevlid cemiyetinde, salihleri toplayıp, salevat okumak, fakirleri doyurmak, her zaman sevaptır. Fakat, bunlara çalgı gibi haram karıştırmak büyük günah olur. (Allame Zahirüddin bin Cafer) Mevlid cemiyetinde, sadaka, hediye vermek, neşe ve sevinç göstermek, haram karıştırmadan mevlid kasidesi okutmak çok sevap olur. (Allame Nasirüddin)

Haram şeyler karıştırmadan mevlid cemiyeti yapmak müstehaptır. (S.ibni Mace şerhi)

Pazarlık etmeden, sırf Allah rızası için hatim veya mevlid okuyan hafızın, okutanın verdiği hediyeyi alması caiz olur. Kur'an okuyup hediye almayı meslek haline getirmemelidir! Zira âdet haline gelen hediye, şart edilen ücret gibidir. (Dürr-ül muhtar)

Ücretle okunan Kur'andan ölüye sevap hasıl olmaz. (Hidaye)

Sual: Mevliddeki (Habibim sana aşık olmuşam) ifadesi caiz mi?

CEVAP Evet. Şimdi nefsin şehvani arzularına aşk deniyor. Dinde ise, fazla sevgiye denir.

Sual: Kadın kadına mevlid okur mu?

CEVAP Evet. Erkekler duyarsa caiz değildir.

Sual: Mevlidde (Doğdu ol saatte...) denirken ayağa kalkılır mı?

CEVAP Mahzuru olmaz.

Sual: Yılbaşı gecesi, toplanıp mevlid okumak uygun mu?

CEVAP Uygun değil. Bu gecede de, her gece ne yapılıyorsa aynı şeyler yapmalı, farklı bir şey yapmamalı.

Sual: Mevlid münasebetiyle Peygamber aşırı övüldü. “O da bir beşer [insan] idi, Kur’anı getirmekle görevi bitti. Aşırı övmek şirk değil mi?

CEVAP O, ilah değildi, elbette beşer idi, ama “Seyyid-ül-beşer” idi, bütün insanların efendisi idi. Hiç kimse Onu Allahü teâlânın övdüğü kadar övemez. Bu övgüden de ancak başka dinde olan rahatsız olur. Hatırlatma: Bazı Hıristiyan fırkaları, doğum günü kutlamazlar. Doğum günü kutlamasına yaratıklara tapınmak derler. Selefiyeciler de doğum günü olan mevlidi bid’at sayar, Peygambere tapmak derler. Bunların, Hıristiyanlarla bu benzer inanışlarında bir sebep olması gerekir.

Efendimiz doğduğu gün

Putlar devrildi yüz üstü

Efendimiz doğduğu gün

Yıkıldı tağutun büstü

Efendimiz doğduğu gün

Hemen secdeye eğildi

Ben peygamberim dedi

Sünnet edilmiş görüldü

Efendimiz doğduğu gün

Kâinat nur ile doldu

Şeytanlar sararıp soldu

Çok garip olaylar oldu

Efendimiz doğduğu gün

Kurumuştu Save gölü

Bin yıl yanan ateş söndü

Kâfirler şaşkına döndü

Efendimiz doğduğu gün

Büyücüler âciz kaldı

Sihrini yapamaz oldu

Kisra’nın köşkü yıkıldı

Efendimiz doğduğu gün
  Alıntı ile Cevapla
Alt 19.03.2008, 18:17   #7 (permalink)
Moderatör
 
MeLtem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.01.2008
Nerden: Almanya
Mesajlar: 4.021
Tecrübe Puanı: 9
MeLtem iyi bir yolda
Standart

amin iNs ..kandiLiniz mubarek oLsun
__________________
Ya Sen SevgiLim..Ummadigim Kadar Beni Cabuk Unutursan...
MeLtem isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 19.03.2008, 20:07   #8 (permalink)
KraL_60
 
SerseriLerin_KraLi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10.02.2008
Nerden: italia/como
Mesajlar: 2.580
Tecrübe Puanı: 7
SerseriLerin_KraLi iyi bir yolda
Beitrag

Tumm islamm aleminn Mubarekk Mevlitt Kandiliii Hayirlara Vesileee olsunn..!! Aminn
SerseriLerin_KraLi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 19.03.2008, 22:30   #9 (permalink)
Jag Älskar Min Kärlek:)
 
GuLuZ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 07.01.2008
Nerden: A$kimin KaLBiNDe :)
Mesajlar: 2.564
Tecrübe Puanı: 7
GuLuZ iyi bir yolda
Standart

Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ RESÛLALLÂH
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ HABÎBALLÂH
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ HALÎLALLÂH
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ SAFÎYYALLÂH
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ NECİYYALLÂH
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ HAYRE HALKİLLÂH
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ MENİHTÂREHULLÂH
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ MEN ZEYYENEHULLÂH
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ MEN ERSELEHULLÂH
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ MEN ŞERREFEHULLÂH
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ MEN AZZEMEHULLÂH
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ MEN KERREMEHULLÂH
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ SEYYİDELMÜRSELÎN
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ İMÂMELMÜTTEKÎN
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ HATEMENNEBİYYÎN
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ ŞEFÎELMÜZNİBÎN
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ RESÛLE RABBİL ÂLEMÎN
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ SEYYİDEL EVVELÎN
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ SEYYİDİL AHİRÎN
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ KÂİDEL MÜRSELÎN
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ ŞEFÎAL ÜMMETİ
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ AZÎMEL HİMMETİ
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ HÂMİLE LİVÂİL HAMD
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ SÂHİBE MAKÂMİL MAHMÛD
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ SÊKİYEL HAVZIL MEVRÛD
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ EKSERENNÂSİ TEBEAN YEVMEL KIYÂMETİ
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ SEYYİDİ VELEDİ ÂDEM
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ EKREMEL EVVELÎNE VEL AHİRÎN
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ BEŞÎR
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ NEZÎR
Essalâtü vesselâmü (aleyke) YÂ DÂİYELLÂHİ BİİZNİHÎ VESSİRÂCİL MÜNÎR
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ NEBİYYERRAHMETİ
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ NEBBİYYETTEVBETİ
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ MUKAFFİ ESSALÂTİ
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ ÂKIB
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ HÂŞİR
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ MUHTÂR
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ MÂHÎ
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ AHMED
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ SEYYİDİ MUHAMMED
Salavâtullâhi ve melâiketihî ve rüsülihî ve hameleti arşihî ve cemîi halkıhî aleyke
Ve alâ âlike ve eshâbike ve rahmetullâhi ve berekâtühû.
__________________
A$k; Allah'ın bir insanda bir insanı sevmesidir..
Sevmek, gönlun birine kaptırmak degil onu kalbinin ar$ına oturmaktır...
Eger A$ıksan ALLAH sende ya$ıyor demektir...



GuLuZ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 19.03.2008, 22:31   #10 (permalink)
Jag Älskar Min Kärlek:)
 
GuLuZ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 07.01.2008
Nerden: A$kimin KaLBiNDe :)
Mesajlar: 2.564
Tecrübe Puanı: 7
GuLuZ iyi bir yolda
Standart




Mevlut kandilinizin cumle insanlıGa hayırlara vesile olması dilekLerimle..... : )
__________________
A$k; Allah'ın bir insanda bir insanı sevmesidir..
Sevmek, gönlun birine kaptırmak degil onu kalbinin ar$ına oturmaktır...
Eger A$ıksan ALLAH sende ya$ıyor demektir...



GuLuZ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
kandili, mevlid, ¨‘°ºo

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni konu açabilirsiniz.
Konulara cevap verebiliriniz.
Eklenti ekleyebilirsiniz.
Yazılarınızı düzenleyebilirsiniz.

BB-Kodu Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Miraç Kandili ReiS Dini Günler 4 19.07.2009 21:47
Mevlid Kandili GuLeR Dini Günler 3 09.03.2009 01:38
HESAP GÜNÜ ALLAH‘I (c.c) GÖRMEK MeLtem Fıkıh Köşesi 0 22.07.2008 11:17
‘Teknik yönetim sorunlu, İsviçre maçı zor’ SerseriLerin_KraLi Milli Takım 0 10.06.2008 13:30
Kutlu Doğum ve Mevlid Kandili MeRYeMCe Dini Günler 1 19.04.2008 11:58


Bütün Zaman Ayarları Türkiye +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:46 .
Bu sitede vBulletin® Versiyon 3.7.4 Kullanılmaktadır.
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.3.0
Delikanlim Forum Copyright / Her Hakkımız Saklıdır.

Ranking-Hits Radyo Delikanlim DostYeri BedavaMuzik Facebook üzerinden Delikanlim.Net Chat´e girin