|
|
#1 (permalink) |
|
Gast
Mesajlar: n/a
|
Bu konuda biraz durmak gerek bence her gun bi şeyler paylaşmaya çalişam arkadaşlar....
Cinsellik öncesinde ve ve sevişirken eşler birbirleriyle konuştuklarında birbirlerinin ne istediğini daha iyi anlarlar. Bu da eşler arasındaki ilişkinin kalitesini yükselterek eşlerin daha çok zevk almasını sağlar. Eşlerden bir tanesinin cinsellik için kendini hazır hissetmediğini ilişki öncesi söylemesi en doğrusu olacaktır. Aksi halde istemsiz gerçekleşen ilişki problem yaratacaktır. Hissettiklerinizi anlatın Cinsel ilişki esnasında eşlerin duydukları hazzı birbirlerine söylemeleri cinsel uyumu sağlar. İlişkide eşinin ne zaman neresine dokunmasını istediğini söylemesi hem çiftleri daha çok motive edecek hem de aldıkları zevki arttıracaktır. Bazı çiftler de argo kelimeler kullanmaktan ve ya duymaktan hoşlanır. Eğer eşlerden her ikisi de bu durumdan hoşlanıyorlarsa sorun yoktur. Bazen konuşmak çiftler arasında yanlış anlaşılmalara sebep olsa da faydasının daha çok olduğu doğrudur. Eşler birbirlerini tanıdıkça kelime seçiminde daha rahat olacak ve ilişkileri daha sağlıklı bir hal alacaktır. Fakat bunun için eşler arasında konuşarak iletişim kurmak şart. Eşlerden biri eğer konuşmak istemiyorsa eş bunun için zorlanmamalıdır. Doğru kelimeleri seçin Her kelime kültürden kültüre farklı anlamlar taşıyabilir. Bir erkek için çok normal olan bir kelime kapalı bir toplumda yetişmiş bir kadın için çok kırıcı olabilir. Eşler bu konuda çok dikkatli olmalıdır. Cinsellik esnasında sağlanan yakınlık, açıklık eşlerin birbirlerine olan güvenini arttırır. Cinsel hayat dışındaki ilişkileri de bu sayede kuvvetlenir. |
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Gast
Mesajlar: n/a
|
Sevdiğinizle aranızda güven ve dürüstlük var ise, cinselliği birlikte keşfedebilir ve seks hayatınızda uzun süre mutluluk elde edebilirsiniz. Yatak odanızın sıcacık, cinsel yaşamınızın kusursuz olması için, birbirinizle açık açık konuşmanız şarttır.
Her ikiniz de neler istediğinizi birbirinize açıklarsanız, seks hayatınızın heyecanlı olması için ilk adım atılmış demektir. Tabii ki, bu hususta aşmanız gereken ilk engel toplumsal tabulardan kurtulmanızdır. Dilerseniz, doyurucu bir sevişmenin aşamalarını birlikte gözden geçirelim... Ön sevişme Ön sevişme veya başka bir deyişle ön oynaşma ne kadar uzun olursa, sevişme esnasında alacağınız zevk de o derece yoğun olur. Ön sevişme, cinsel ilişkiye girmeden önceki safhadır. Öpüşmek, birbirinizi soymak, dokunmak ve oral seks, bu aşamanın olmazsa, olmazlarıdır. Her birinin yeri ayrıdır ve her biri sizde değişik duygular uyandırıp, cinsel ilişkinizde en doruk noktaya ulaşmanızda yardımcı olacaktır. Erkeklere ipuçları Ön sevişme, kadınların kolayca orgazma ulaşmasını ve de kuvvetli bir orgazm yaşamalarını sağlar. Kadının orgazma ulaşabilmesi için uyarılması gereklidir. Ön sevişme de, kadını uyarmanın en önemli aşamasıdır. Bir erkek olarak, kadınınızın nelerden hoşlandığını bilmeniz ve uygulamanız ön sevişmede çok önemlidir. Öpmek şarttır... Öpmenin kadında uyandırıcı rolü yüksek olup, duygusallığını arttırır. Öpmek sadece dudaklarla da sınırlı değildir; kadının vücudunun her yerini öpebilirsiniz. Çoğu kadının en büyük şikayeti, yeterince öpülmedikleri ve çok çabuk cinsel organlarla oynaşmaya geçilmesidir. Partnerinizi uyarmak için dudaklarını, kulaklarını, saçını, göz kapaklarını, boynunu, omuzlarını, göğüslerini, karnını, bacaklarını ve ayaklarını öpebilirsiniz. Dudaklarını öperken de dilinizi kullanmayı ihmal etmemenizi öneririz. Memeler ve meme başları kadınlarda çok erotik bölgelerdir. Bu bölgeleri öpmek ve okşamak da kadını heyecanlandırır. Kadınlara ipuçları Erkeklerin de ön sevişmeye ihtiyaçları vardır ve bu çok hoşlarına gider. Bazı erkekler partnerleri tarafından soyulmayı ve bu konuda pasif rol oynamayı tercih ederler, bazıları ise partnerlerinin önünde çekinmeden soyunabilirler. Her iki durumda partnerler için uyarıcı niteliği taşır. Erkeklerin ve kadınların çekici iç çamaşırı giymeleri erotik duygular uyandırıp, hatta ön sevişme esnasında bazı çiftler bu iç çamaşırlarını çıkartmamayı tercih ederler. Bazı erkekler hararetli bir şekilde öpülmekten hoşlanırlar. Ayrıca, partnerinizin ensesini, kulaklarını ve göz kapaklarını öperek onu uyarabilirsiniz. |
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Delikanlim.Net/Forum
Üyelik tarihi: 02.01.2008
Nerden: 92.226.206.160
Mesajlar: 10.068
Tecrübe Puanı: 1000 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Cok hassas bir konu esasinda ama günümüz sartlarinda ve daha önceleride bu tür konularin ulu ortada konusulmasi yadirgandigi ve ayiplandigi icin bir cogumuz konusup tartismaktan cekiniyoruz. Güzel bir konuya deyinmissin paylasimin icin tskler.
__________________
Kimine Göre Forum, Bize Göre AiLe... Yanlis Hayat Dogru Yasanmaz... !
|
|
|
|
|
|
#5 (permalink) |
|
Üyelik tarihi: 25.02.2008
Mesajlar: 308
Tecrübe Puanı: 5 ![]() |
bu konu aslinda cok önemli bir konu cok önemli olmasina ragmen cok arka pilana atilmis bir konu olmus bizim toplumda.
cinselik önemsenmeli göz ardi edinmemeli seviyli ve mutlu bir yuva sürmek istiyorsank esle arasinda acik olmamiz lazim arzularimizi rahtlikla paylasa bilmeliyiz sünkü cinsellik her iki esler icinde cok önemli payi var . her iki eslerde tatmin olmali cinsenlik ayni midemiz gibidir midemiz ac kaldigi zaman onu doyurmak icin her sey bas vuruyoruz ,cinsenlikde aynisi ac kalmaya hic gelmez evde bulumasza baska yerde aranir ve bunu yapmamk icinde eslerimize karsi acik olmamiz lazim isteklerimizi acik acik söylememiz lazim diye düsünuyorum ...
|
|
|
|
|
|
#6 (permalink) |
|
Gast
Mesajlar: n/a
|
Cinselliğin Tadını Çıkarın
Her şeyden önce bir ilişkiye hazırlanırken sakin olmak, bunun bir güç göstergesi ya da mücadele olmadığını kabul etmek ve insanın kendisiyle ve eşiyle barışık olması çok önemlidir. Bir de bunlara ek olarak aşağıdaki noktalara göz atarsanız mutlu olmamanız için hiçbir sebep yok! - Cinsel ilişkiden önce tüm kızgınlıklarınızı unutun. Sakinleşin. Siz rahatlarsanız eşiniz de rahatlayacaktır. - Önsevişme, siz birbirinize dokunmadan önce başlar. Tatlı konuşmalar, yumuşak yastıklar, dinlendirici bir müzik her ikinizin de enerjisini artırır. - Yemek yedikten sonra sevişmeyin. Vücut enerjisinin başka bir rakibi olmamalı. Dolu mideyle cinsel ilişki spermi azaltır ve hazımsızlığa neden olur. Sevişmeden önce soğuk içeceklerden, dondurmadan ya da buzdan kaçının. Aksi takdirde vücut bunları ısıtmaya çalışarak cinsel enerjiyi de harcar. - Yorgun, aç ve kızgınken cinsel ilişkiden kaçının.Harcanan enerji dengesizliğe neden olabilir. - Sevişmeden yarım saat önde tuvalet ihtiyaçlarınızı giderin. Dolu idrar torbasıyla cinsel ilişkiye girmek sıkıntı vericidir. - Aşırı soğuk ya da aşırı sıcak havalarda sevişmek elektromanyetik alanda dengesizliğe yol açabilir. - Sevişmeden önce ve sonra çok çalışmayın. Kaslar gevşediğinden enerji toparlamak zorlaşır. - Cinselliği teşvik edici ek ilaç ya da maddeler kullanmayın. Kendi silahlarınızı kullanın. - Vajinaya çok güçlü yüklenmeyin. Bu durum beraberinde bitkinlik, vajinada duygusuzluk ve ağrı getirebilir. - En iyi sevişme zamanı bahardır. Spermin en fazla olduğu dönemdir. - Mekanik seksten kaçının. Cinsel ilişki bir şölen olmalıdır. Kadının mastürbasyon aracı olarak kullanılması cinsel enerjinizin geri dönüşümünü engeller. - Hareketleri planlamaktan kaçının. Sürpriz ve doğaçlama olmasına fırsat verin. |
|
|
|
#7 (permalink) |
|
Delikanlım Administrator
Üyelik tarihi: 02.01.2008
Nerden: Delikanlim.Net/Forum
Mesajlar: 10.936
Tecrübe Puanı: 1000 ![]() |
Eminim cok utanmissindir
![]() Sagligimizin bir parcasi.Nekadar toplumumuzda ayiplansada yadirgansada bilgi edinilmesi gereken eksikler vardir..
__________________
Kimseyi değiştiremezsin hayatta.Ve kimse için de değişmemelisin..Kimliğini kaybettiğin an yaşamını çöpe attın demektir.Bırak hayatına eşlik etmek isteyenler gelsin seninle. Ne sen kimse için mecburi istikametsin, ne de bir başkası senin için..Yanındakiler seni mutlu ettiği sürece kalsın hayatında... istediklerim yanımda istemediklerim yolunda... |
|
|
|
|
|
#8 (permalink) |
|
Gast
Mesajlar: n/a
|
Yatak odanız Fantezi koksun
Cinsel istek istediğimiz zaman açıp kapatabileceğimiz elektrik düğmesi gibi kontrol edilecek bir şey değildir. Çoğu insan, özellikle yaşları ilerledikçe veya ilişkileri olgunlaştıkça, cinsel isteklerinin o kadar çabuk uyarılamadığını görürler. Bu dönemlerde fantezilerin yardımı olabilmektedir. Önce hazır olmalı Fanteziler cinsel isteğin uyarılmasında oldukça yardımcı olmaktadırlar. İlişkiye girmeden evvel çoğu insan kendisini beynen hazırlama ihtiyacını duyar. Bunu da gireceğimiz cinsel ilişkiye beynimizde canlandırarak yaparız. Partnerinizin yakınlığını, sıcaklığını, size dokunuşlarını hayal etmekle başlayabilirsiniz. Partnerinizin yüzünü, gözlerini, dudaklarını kafanızda imajlar halinde görmeye çalışabilirsiniz. Sadece sizin hoşunuza gidecek fiziksel imajları yaratmanız çok önemlidir. Cinsel isteği uyarmakta partnerinizle günlük temaslarınız da önem taşımaktadır. Telefonla partnerinizi arayarak "Bütün gün senin o muhteşem vücudunu düşünüp duruyorum" veya "Bil bakalım bu akşam seninle ne yapmak istiyorum?" gibi sözlerin söylenmesi, partnerinizin de erotik fanteziler kurmasına yardımcı olacaktır. Sadece fantezi kurmakla kalmayıp akşam buluştuğunuzda bu fantezilerin ilişkinizi yansıma olanağının yüksek olacağı söz konusudur. Partner de uyarılmalı Fanteziler genelde birlikte olduğumuz kişilerle ilgili kurulsalar da bu başka kişiler hakkında fantezi kurmamıza engel olmaz. Başka kişiler için kurduğunuz fantezileri şu andaki bulunduğunuz ilişkinin içine katmanız normaldir. Böylece duygularınızı canlı tutabilirsiniz. Ama bazıları başka kişileri ilişkilerine katmakta suçluluk duygusu duyarlar. Bu durumlarda fantezilerinizi partnerinizle sınırlı tutmanız tavsiye edilir Duygularınızı canlı tutmak istiyorsanız, fantezilerden yardım almalısınız. |
|
|
|
#9 (permalink) |
|
Gast
Mesajlar: n/a
|
Cinselliğin gizemli Dünyası
Cinsellik ya da seks bize sonsuz bir doyum duygusu verebilir. Gene cinsellik, kısır bir mücadeleyi kazanamayıp yarım bırakmışız gibi bir buruk tat bırakabilir ağzımızda. İçimizi bir veriş, bir sunuş kıvancıyla doldurabildiği gibi vermeye can attığımız armağanları eşimize sunmaktan bizi alıkoyan bir korku da yaratabilir. Cinsellik bize, bir kendine güven duygusu da verebilir; bizi sıkıntıya, kaygılara da boğabilir. İstekle gerçekleşen bir cinsel yaklaşım da vardır; çeşitli isteksizliklere karşın cinsel ilişki kurmak da. Cinsellik kişinin gururunu okşayan bir şey de olabilir; kişiyi utançtan utanca sürükleyen bir şey de! Cinsellik, yatağımızı her şeyin ötesinde bir sevgiyle doldurabilir; suçluluk duygusundan, korkudan, öfkeden doğan yumruklarıyla sevgiyi yataktan da kovabilir. Kendimize dikkatli bir gözle bakarsak, geçirdiğimiz günün her saatiyle ilgili duyguların cinsel birleşmeye yansıdığını görürüz. Öğleden sonra yaptığımız, sonuçsuz kalmış bir tartışma bizim cinsel birleşmeye bir öfke tortusuyla yaklaşmamıza yol açabilir. Ya da sabahleyin aldığımız bir doğum günü armağanı, bir güzel dost mektubu, pırıltısını ve sevincini o geceki cinsel eylemimize katar. Öte yandan, evliliğin başlangıcında ortaya çıkan ve yıllar boyu sürüp giden anlaşmazlıkların kızgınlığı ve hıncı ile bunların etkileri kolayca hatırlanabilir. Oysa evlenmeden, hatta birbirimizi tanımadan çok önceki yılların birikimi olan birçok duyguların da yatağımıza sızmakta olduğunu... Bu eski duyguların bugün hâlâ yaşama ve sevme yöntemlerimize etki yaptığını kavrayıp bunları ayrımlamak zordur. Çocukluğumuzdan kalma duyguları, bilerek ya da bilmeyerek, cinsel eyleme, eşimize beslediğimiz sevgiye (ya da sevgisizliğe) yansıtmamız kabildir. Örneğin sevginin verilebilecek, inanılabilecek bir şey olduğunu hissetmek gibi. Bu tür duygular çocukluğumuzda ana babamızdan gördüğümüz sevgiden kaynaklanır. Onlar bizden karşılıksız, hiçbir şey beklemeden sıcak, sağlam bir sevgi verebilmişlerse biz de büyüyünce kurduğumuz yakın ilişkilerde köle olmadan, kölelik beklemeden sıcak ve sağlam bir sevgi göstermeyi başarabiliriz. Çocukluktan kaynaklanan birçok duygu cinsel yaşamda ve evlilikte başımıza irili ufaklı dertler açar. Bu duygular şiddetle arzulayıp elde edemediğimiz çeşitli doyumlarla ilgili olabilir. Çocukluğumuzda yeterince sevilip beğenilmemişsek yetişkinliğimizde kendine güvenemeyen biri olup çıkabiliriz. Çocuklukta son derece önemli olan sevilme arzumuza kavuşamamışsak şimdi bize sunulan sevgiye inanıp güvenmekte güçlük çekeriz. Çocukluğumuzun korkuları da cinsel yaşamımızı ve evliliğimizi etkileyebilir. Bunlar, gerçek olayların doğurduğu korkular olabildikleri gibi, çocukluk hayallerinin yarattıktan da olabilir. Gözümüzde canlandırdığımız dehşetli şeyler, karabasanlar, ödümüzü koparan cezalar; cinsellikle ilgili her şeyimize suçluluk ve utanç gölgesi düşüren korkular; kendimize olan güvenimizi sarsıp sevilmeye layık olmadığımızı bize fısıldayan kuşkular, hep bu çocukluktan kalan tortulardır. Küçüklüğümüzde baş gösteren öfke ve hınçlar da yetişkinlik yaşantımıza yansıyabilir. Kardeşlerimize, annemize, babamıza duyduğumuz kızgınlığı şimdi eşimizden çıkartabiliriz. Bunun bilincinde değilizdir belki de. Hatta o ilk öfkeleri çoktan unutmuşuzdur. O öfke anlarında neler duyup düşündüğümüz de belleğimizden iyice silinmiş olabilir. Çoğumuzun anımsadığı, "Ben de evden kaçarım o zaman pişman olurlar." düşüncesidir. Çocukların öfke anlarında düşledikleri renkli ve heyecanlı öç alma yöntemleri gerçekleşmediği gibi anılardan da çarçabuk silinir, gider. Ne var ki bilinçaltında yaşarlar. Böyle hayallerin yıllar yılı içimizde gizli olarak yaşayabilmesi kimimize doğal, kimimize ise garip gelecektir. Ne var ki bunlar çoktan unutulmuş oldukları halde tam cinsel ilişki sırasında dirilip bizimle birlikte yatağa girebilirler. Bizimle birlikte sofraya oturup eşimizle aramızdaki bir metrelik mesafeyi birkaç kilometreye çıkartabilirler. Ufacık bir kusur piresini kocaman bir suç devesine dönüştürebilirler. Kökü geçmişte olan bu tür duygular bilinçdışı da olsalar cinsel eylemlerimiz sırasında bizi rahatsız ederler. Oysa biz burada, bugünü yaşamaktayız! Geri dönüp her şeyi yeni baştan kurmamıza imkân yoktur. Evliliğimiz çok eski de olsa, ancak "bugün"le işe başlayabilir, onarımı ancak "bugün"den başlatabiliriz. Geçmişteki olayların üstünde durmanın en önemli yararı "bugün"ümüze ve "yarın"larımıza ışık tutmalarını sağlamaktır. |
|
|
|
#10 (permalink) |
|
Üyelik tarihi: 25.02.2008
Mesajlar: 308
Tecrübe Puanı: 5 ![]() |
Cinsellki aklimiza geldigi zaman sanki sadece erkeklerin ihdiyaci gibi görüyoruz .
oyusa her iki tarafin ihdiyaci olan bir duygu iki esleri mutlu eden cok güzel bir ihdiyac. Cinsellik esler arasinda böyük rolu var , cok güzel bir sey anlatmak yetmez sadece onu farkina varalim hersey farkli olur her seyde farkli tat alir insan neyse biraz ileri gittim s anirimmmmm
|
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| cinsellik |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| MUSTAFA ISLAMOGLU. genclik ve cinsellik- 1 | ALYAZMALIM | islamiyet | 0 | 29.06.2009 20:14 |
| Cinsellik | NisaN | Boğa | 0 | 09.10.2008 11:49 |
| Cinsellik.. | NisaN | Başak | 0 | 09.10.2008 11:43 |
| Cinsellik | NisaN | Koç | 0 | 09.10.2008 11:34 |
| Eş Cinsellik (Livata) ve Cezası | NisaN | EvLiLik Ve AiLe Hayati.. | 3 | 15.04.2008 16:34 |